Ülkemizde adaletin tesis edildiği yerlerden biri olan adliyelerde, güvenliğin sağlanması her zaman öncelikli bir mesele olmuştur. Ancak bugün, bir adliyede yaşanan silahlı saldırı, adalet mekanizmasının ne denli tehlikelerle karşı karşıya olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. İstediğimiz güvenli ortamda, mesleğini icra eden bir hakime yönelik gerçekleştirilen bu saldırı, hem hukuk camiasını hem de vatandaşları derinden korkutmaya yetti.
Yerel saatle sabah 10:00 sularında gerçekleşen olay, adliyede çalışan birçok insanın gözleri önünde oldu. İddialara göre, bir savcı, kendisine yöneltilen iddialar ve baskılar sonucu, içinde bulunduğu psikolojik bunalım sebebiyle dayanılmaz bir noktaya ulaştı. Savcı, makamında tahsis edilen silahını alarak, kadın hakime ateş açtı. Anında yaşanan panik ve kargaşa, adliyenin açık alanını doldururken, hukukun kırılmaz kuralı olan 'şiddet asla çözüm değildir' ilkesi bir kez daha sorgulanmaya başlandı. Sağ kalan vatandaşlar, adliyenin çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınmasını talep etti.
Olayın ardından sağlık ekipleri hızla olay yerine intikal etti. Kadın hakiminin durumu ciddiyeti korurken, çevre güvenliğinin sağlanması için adliyede geniş çaplı bir operasyon başlatıldı. Savcı, olayın ardından hemen yakalanarak gözaltına alındı. Bu tür bir olayın hiçbir şekilde meşru kılınamayacağını belirten hukuk uzmanları, adliyelerdeki güvenlik boşluğunun acilen giderilmesi gerektiği uyarısında bulundular. Bu tür violens olaylar, yalnızca mağdurları değil, o ortamda çalışan tüm personeli de etkileyen travmatik bir durum meydana getirmektedir.
Adliyelerde yaşanan saldırılar, sık sık kamuoyunun gündemine gelirken, hala yeterli önlemlerin alınmadığına dair eleştiriler gelmeye devam ediyor. Uzmanlar, adliyelerdeki güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini vurgulayarak, güvenliğin sağlanması için daha fazla polis ve güvenlik görevlisi istihdam edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Herkesin eşit oranda korunması gereken hukukun kalbi olan adliyeler, bunun yanı sıra daha akılcı tekniklerle donatılması gereken yerler olarak görülüyor. Gelişmiş güvenlik teknolojileri uygulanarak, bu tür felaketlerin önüne geçilmesi gerekmektedir.
Bugünkü olay, hukuk sistemimize olan güvenin sarsılmaması açısından da büyük bir test niteliği taşıyor. Savcı ve kadın hakimi yaratan bu durum, adaletin hangi noktada olduğunu sorgulatıyor. Adliyenin güvenliği sadece orada çalışanlarla sınırlı kalmamalı, aynı zamanda mahkemeye gelen her bireyin en az iş yerinde olduğu kadar güvenli bir ortamda adalet araması sağlanmalıdır.
Sonuç olarak, adliyelerde yaşanan bu tür saldırılar bir daha yaşanmaması için tüm çözümler masaya yatırılmalı ve gerekli adımlar hızla atılmalıdır. Olumsuz olayların bir daha yaşanmaması dileğiyle, kadın hakiminin gelişimini takip etmeye devam edeceğiz. Hukukun üstünlüğü ilkesi, yaşamlarımızın her alanında hâkim olmalıdır.