Manavgat bölgesinde, son günlerde yaşanan olumsuz hava koşulları sonucunda Manavgat Irmağı'nda su seviyeleri tehlikeli boyutlara ulaştı. Sel olayları, özellikle bölgede bulunan işletmeleri olumsuz etkiledi. Birçok restoran, kafe ve otel su altında kalarak ciddi maddi hasarlarla karşı karşıya kaldı. Aşırı yağışlar ve eriyen kar sularının etkisiyle yükselen sular, Manavgat’taki turizm sezonunu da tehdit eder hale geldi. Yerel yönetimler, bu durumla ilgili acil önlemler alırken, işletme sahipleri ise yaşadıkları zor durumu aktarmakta güçlük çekiyor. İşletmelerin durumu ve çözüm önerileri ise gündemde.
Son dönemde Manavgat Irmağı’nda yaşanan su baskınlarının ardındaki başlıca neden, aşırı yağışlar ve eriyen kar suların oluşturduğu doğal olaylardır. Özellikle kışın yağış miktarının artması, yazın ise beklenilen ortalamanın üzerinde sıcaklık yaşanması, su seviyelerini yükseltti. Bu durum, sadece Manavgat Irmağı'nda değil, bölgedeki diğer su kaynaklarında da ciddi bir yükselmeye yol açtı. Manavgat'taki bazı bölgeler, bu baskınlar nedeniyle adeta göle dönüştü. Bu durum, tarım arazileri ve yerleşim yerlerini tehdit ederken, işletmelerin de sular altında kalmasına neden oldu. İşletmelerin su altında kalması, önemli bir ekonomik zarara yol açarak, iş kaybına neden oldu. Turizm açısından da tehlike oluşturan bu felaket, bölgenin yaz sezonunu ciddi şekilde etkileyebilir.
Manavgat'ındaki su baskınlarının yarattığı durum, bölgedeki işletmecileri büyük bir endişe içine soktu. Özellikle yaz sezonuna hızlı bir giriş yapmayı planlayan restoran ve otel sahipleri, bu durumdan maddi olarak zor durumda kaldı. Birçok işletme, sel nedeniyle kapılarını kapatmak zorunda kaldı. İşletme sahipleri, su baskınları yüzünden hem maddi olarak hem de psikolojik olarak zor bir süreçten geçiyor. "Bu yaz sezonu bizim için hayati önemdeydi, fakat şimdi tüm umutlarımız su altında kaldı" diyen bir restoran sahibi, yaşadığı zorlukları dile getirdi. Yerel yönetimler, su baskınlarının etkilerini azaltmak için bazı acil tedbirler aldıklarını vurgulayarak, sel sonrası bölgedeki temizlik çalışmalarına hız verdiklerini açıkladı. Su baskınları nedeniyle hasar gören işletmelere maddi destek sağlanması konusunda da çalışmalar yapılacağı belirtildi.
Son olarak, böyle doğal felaketlerin önlenebilmesi için, yerel ve ulusal düzeyde altyapı yatırımlarının artırılması gerektiği de vurgulandı. Bu tür olaylar, yalnızca Bölgede yaşayan insanlar için değil, aynı zamanda bölgenin ekonomik yapısı için de büyük tehdit oluşturmaktadır. Manavgat Irmağı dahil olmak üzere, bölgedeki su kaynaklarını korumak ve yönetmek adına kalıcı çözümlerin bir an önce hayata geçirilmesi, çevre için olduğu kadar yaşam standartları için de son derece önemlidir. Uzmanlar, gelecekte benzer olayların yaşanmaması için erken uyarı sistemlerinin oluşturulması ve çevresel farkındalığın arttırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Bu noktada, hem vatandaşların hem de yetkililerin iş birliği yaparak, sorunlara kalıcı çözümler bulmaları kaçınılmaz.