Danıştay, Türkiye’deki yargı sisteminin kalite ve güvenilirliğini artırmak amacıyla önemli bir adım atarak yeni bir Etik Kurulu kurdu. Bu karar, yargı mensuplarının davranışlarının daha sıkı bir denetim altına alınmasını ve etik kurallara uygunluğunun sağlanmasını hedefliyor. Yargı mensuplarının kamu güvenini zedeleyebilecek davranışlara karşı daha duyarlı hale gelmesi, ülke genelinde adaletin sağlanmasına önemli katkılar sunacaktır. Bu durum, yalnızca yargı sisteminin iç işleyişine değil, aynı zamanda toplumsal algıya da olumlu yansımalar yaratacaktır.
Yargı bağımsızlığının temellerini oluşturan etik kurallar, adaletin sağlanması açısından büyük bir önem taşır. Ancak son yıllarda Türkiye'de zaman zaman yaşanan yargı skandalları ve kamuoyunun yargıya olan güveninin sarsılması, bu kuralların etkin uygulanmasını zorunlu hale getirdi. Danıştay, 2023 yılında yapılan kamuoyu araştırmalarından çıkan sonuçlar doğrultusunda, yargı mensuplarının davranışlarına yönelik denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine kanaat getirdi. Yeni kurulan Etik Kurulu, yargı mensuplarının görevlerini yerine getirirken sahip olmaları gereken etik değerlere ne ölçüde uyduklarını inceleyecek.
Kurulun çok sayıda bileşenden oluşması, farklı bakış açılarıyla değerlendirme yapabilmesine olanak tanıyacak. Bu sayede, yargı mensuplarının sadece görevlerini yerine getirirken hepsinin aynı düzeyde etik davranış sergilemesi sağlanacak. Ayrıca, halkın yargı organlarına olan güveninin pekiştirilmesi hedefleniyor. Etik Kurulu’nun çalışmalarının sürdürülmesi, hem yargı sisteminin şeffaflığını artıracak hem de adalet arayışında olan vatandaşlar için önemli bir güvencenin sağlanmasına katkıda bulunacaktır.
Etik Kurulu tarafından yürütülecek denetim süreci, bir dizi aşamadan oluşacak. İlk aşamada, yargı mensuplarının görevleri sırasında karşılaştıkları durumlar ve yaşadıkları etik ikilemler değerlendirilecek. Bu süreçte, meslek içindeki ahlaki normların ne denli önemli olduğu ve bu normların ihlalinin sonuçları üzerinde durulacak. Böylece, yargı mensuplarının yaşadıkları etik sorunlar daha bilinçli bir şekilde ele alınacak.
Ayrıca, kurul, yargı mensuplarından gelen şikayetleri, önerileri ve görüşleri dinleyecek. Bu sayede, herkesin katkıda bulunabileceği bir sistem oluşturulması hedefleniyor. Yargı mensuplarının, etik kurallara aykırı davranışları ihbar etme konusunda cesaretlendirilmesi, sistemin işlerliğini artıracaktır. Ayrıca, bu süreç içinde halkın yargı organlarıyla olan iletişiminin güçlenmesi sağlanacak.
Etik Kurulu’nun uzun vadede yargı sisteminde yaratması beklenen olumlu etkiler arasında, adaletin sağlanmasında verilen kararların daha hesap verebilir hale gelmesi önemli bir yer tutuyor. Yargı mensuplarının etik kurallara uygun hareket etmesi, sadece bireysel olarak kendilerini değil, tüm yargı sistemini etkileyecektir. Bu nedenle, kurulun işleyişine dair sıkı bir denetim ve şeffaflık da sağlanarak, kamuoyunun güvenini kazanmak hedefleniyor.
Sonuç olarak, Danıştay’ın yeni Etik Kurulu’nu kurma kararı, Türkiye’deki yargı sisteminin daha sağlıklı ve güvenilir bir yapıya kavuşmasına katkıda bulunacak bir adım olarak öne çıkıyor. Hem yargıçlar hem de avukatlar için geçerli olacak bu denetim mekanizması, yargıda reform ihtiyacını net bir biçimde ortaya koyuyor. Toplumda adaletin tecelli etmesi açısından bu tür bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu aşikar; dolayısıyla artık gözler, kurulun çalışmalarında ve sağlanacak sonuçlarında olacak.